ÖLÜMSÜZ ŞEHİTLER

ÖLÜMSÜZ ŞEHİTLER
ŞEHİTLER ÖLMEZ

ŞEHİTLERLE İLĞİLİ YAZILAR

SON MEKTUP ( BİR ŞEHİT MEKTUBU )


HATIRLARMISIN CANIM ANAM ,SANKİ BİR DÜĞÜN BAYRAM HAVASI VARDI O GÜN


BİZİM MAHALLEDE DAVULUN SESİ BİR BAŞKA RENK KATIYORDU HALAYLARA ARKADAŞLARIM DOSTLARIM HEP YANI BAŞIMDAYDILAR HİÇ İNDİRMİYORLARDI

BENİ OMUZLARINDAN DUALARINIZ SEMALARA YÜKSELİYORDU ADETA DİLLERDE

KALPLERDE HEP AYNI İNANÇ VARDI DUYGULAR BİRDİ GÖNÜLLLERDE KORKU İSE ASLA YOKTU SEL OLUP COŞAN YAŞLI GÖZLERDE ….



ÖPMÜŞTÜM O MÜBAREK ELLERİNİ HELALLİK İSTEMİŞTİM SENDEN VE SENİ



NE KADAR ÇOK SEVDİĞİMİ SÖYLEMİŞTİM HATIRLIYORMUSUN ANAM.



VATAN BORCU NAMUS BORCU DERDİN SEN ÖĞRETMİŞTİN HER ŞEYİ



BANA KARŞILIKSIZ , EZANI BAYRAĞI VE VATANI SEVMEYİ GEREKİRSE BU UĞURDA SEVE



SEVE CAN VERMEYİ EVET SEN ÖĞRETMİŞTİN ANAM. KORKMA OĞLUM DERDİN KORKMA ASLA , VATAN İÇİN BAYRAK İÇİN ŞEHİT BİLE OLSANDA …



AL YAZMALI ELLERİ NASIRLI GÜL YÜZLÜ ANAM , ELLERİME KINA YAKIP



AL YAZMANI BAĞLADIĞIN GÜNÜ HATIRLA… OĞLUM SENİ BEN VATANIMIZA GELİN



EDİYORUM DEMİŞTİN . ÇOK MUTLUYDUN HELAL OLSUN DİYORDUN VATAN İÇİN HER ŞEY . İŞTE HALA ELLERİM KINALI KOKUNU SAKLIYORUM ELLERİMDE… BENİM YERİMDE OLMAK İSTEYİPTE OLAMAYANLAR İÇİNSE ÇOK ÜZÜLÜYORUM BİR BİLSEN



ANAM.



BU SANA SON MEKTUBUM ANAM ,ÇÜNKÜ DÜN GECE BİR RÜYA GÖRDÜM. RÜYAMDA MELEKLER ŞEHİT OLACAĞIMI MÜJDELİYORLARDI. AL RENKLİ BAYRAĞI



MIZI ELİME UZATIP GÖKYÜZÜNDEN MİLYONLARCA YILDIZI ÜZERİME



DÖKÜYORLARDI VE HADİ GEL ,GEL DİYE SESLENİYORLARDI…SONRA KIRMIZI BEYAZ GÜLLERİN BURAM BURAM KOKTUĞU ,KUŞLARIN ŞARKI SÖYLEDİĞİ ÇOK GÜZEL MİS KOKULU BİR BAHÇEYE GÖTÜRDÜLER ÖYLE MUTLUYDUM Kİ ANLATAMAM ANAM. O ANDA BİRDEN HANİ SENİNLE BİRLİKTE ŞAHİT OLDUĞUMUZ ,SAKATLIĞINDAN DOLAYI ASKER OLAMAYACAĞI ŞEHİT DÜŞEMEYECEĞİ İÇİN AĞLAYAN YEDİ YAŞINDAKİ O KÜÇÜK ÇOCUK BELİRİVERDİ YAVRUCAK BENDE BENDE DİYORDU BENDE ŞEHİT OLMAYA HAZIRIM VE NASIL AĞLIYORDU BİR BİLEBİLSEN ANAM .



ŞİMDİ BİR DÜŞÜN ANAM ; EZANLAR HİÇ SUSAR , BAYRAKLAR İNER Mİ ? BÖLEBİLİRLER Mİ ŞU AZİZ VATANIMIZI KİMİN GÜCÜ YETER KİMİN ANAM.



BEN ÇOK MUTLUYUM NE OLUR SENDE MUTLU OL. ARKAMDAN HİÇ AĞLAMA



OLURMU , OLURMU ANAM. BİLİYORUM BİR DAHA GÖRÜŞEMEYECEĞİZ BEN ŞEHİT OLACAĞIM . SEN İSE ŞEHİT ANASI , VATAN SAĞOLSUN ANAM. DÜNYAYA TEKRAR GELECEK OLSAM ŞEHİT OLMAK İÇİN GELİRİM SEN HİÇ ÜZÜLME ÇÜNKÜ ŞEHİT



LER ÖLMEZ ; ÖLMEZ ANAM. SEN HAKKINI HELAL EYLE .EĞER BENİ ÖZLERSEN BAYRAĞIMIZA BAK DALGALANDIKÇA HEP BENİ GÖRECEKSİN TOPRAĞA SARILDIĞINDA SICAKLIĞIMI HİSSEDECEK GÜLLERİ KOKLADIĞINDA KOKUMU SOLUYACAKSIN. SAKIN AMA SAKIN HİÇ AĞLAMAYACAKSIN ANAM.



VAKİT GELDİ MELEKLER EL SALLIYOR BENİ ÇAĞIRIYOR. ALLAHA EMANET OL



BENİM CANIM ANAM. EVET ÇOK YAKINDA ŞEHİT OLACAĞIM AMA HER SABAH GÜNEŞLE YENİDEN DOĞACAĞIM SAKIN AĞLAMA ANAM ÇÜNKÜ BEN CENNNETTE



OLACAĞIM , CENNNETTE OLACAĞIM , CENNNETTE OLACAĞIM …














İYİ Kİ ŞEHİTSİNİZ...


Kuş olup uçtular, uçmağa vardı her biri…





İyi ki şehitsiniz, şehidimizsiniz. İyi ki kutlu bir yolda, Allah yolunda, vatan, millet, bayrak yolunda can verdiniz, iyi ki Peygambere(s.a.v.) komşu gittiniz.



Dünyanın çekilmez çilesinden kurtuldunuz.



İhanet, nankörlük ve adiliğin timsali, kundaktaki bebeğin katillerinin elinin eteğinin ulaşamadığı bir aleme hicret ettiniz.



Ya geride kalanlar? Ya biz? Ardınızdan tuttuğumuz yas, döktüğümüz göz yaşları size miydi, yoksa kendimize mi?



Şehitler ardından yas tutulmamalıydı elbet.



Kutlu bir göçtü onlarınki, ölüm değil ki… Zaten şehitlik mertebesinin yüceliğini bildiğimizden avunurdu yüreğimiz.



Öyle ya şehitliğe sevdalı bir millettik. Şahadet haberini alınca yüreğinin dağlanacağını bilen Türk anaları savaşa yollarken ya şehit ol ya gazi diyerek, kınalayıp yollamışlar vatana kurban evlatlarını. Gönülde şahadet arzusu, dilde duası saklıymış.



Tüm bunları bilirken ve en derinlerimde hissederken, bir isyan değildi bu, bir yakarış belki ama isyan değil!



Şehit vermek değil gücüme giden, ben bununla övünmem gerektiğini herkesten iyi biliyordum.



Ama öz be öz vatanımda hain eller tarafından kurşunlanmak, sırtımdan vurulmak bana ağır geliyordu.



Tarihi tekerrür ettirircesine dün yaşadığım acıları bugün de yaşamaktı belki beni yaralayan… Alışmış olmam lazımdı aslında bu duruma, vatan uğrunda ölmek gerektiğinde kurbanlar bir adım öne çıkıyordu kendiliğinden.



Fakat kabullenemiyordum, artık sabrım tükenmişti…



Yıllar boyunca Türk toprağında, Türk vatanında Türk’ü horlamış, vurmuşlardı. Darağaçlarında boyunlara ilmekler geçmişti… Milliyetiyle, milletiyle gurur duyanı soysuz, dini ile göğsü kabaranı yobaz tutmuşlardı. Biz birleştirelim derken, birileri hep bölmeye çalışmıştı...



Zaman akıp geçmesine rağmen değişen sadece kişiler ve rollerdi; sahne aynı, senaryo aynıydı. İyi günler, aydınlık bir gelecek umuduyla bu uğurda nice canlar adanmıştı bu toprağa ama bir türlü nasip olmamıştı gün yüzü görmek bu vatan evlatlarına.



Sefayı süren başka cefayı çeken çok başkaydı yani… Görüyordum ki birileri bizi bir bataklığa çekmeye çalışıyordu, kendi karanlık dünyalarına hapsetmek istiyordu.



Buna bir dur demek gerekmiyor muydu? Susmak ve pusmak vakti değildi. Birileri bir yerlerde olur olmaz konuşurken, biz susmayı kendimize ar saymalıydık.



Korkum yok kimseden, kaçtığım da yoktu.



Er meydanında mertçe vuruşmak isterdim düşmanımla, böylesine haince vurulmaktı zoruma giden.



En az benim kadar mert olsun isterdim düşmanım.



Eskiden namertlik aşikârdı, şimdi birileri saman altından su yürütür oldu; yüzümüze gülen soytarılar arkamızdan kuyumuzu kazdı.



Velhasıl kelam; bitmedi sevdalıların çilesi, bitmeyecek de.



Vatan bölünmesin diye can teslim eden kutlu nesillere rahmet olsun, ruhları şad olsun…






















Şehit'ten OĞLUNA mektup(tamamen alıntıdır.)


80 yaşında acısıyla geride bıraktığım biricik Yavrum. Yemin ederim bilmiyordum. Ben ölünce seni böyle





Yalnız ve kimsesiz bırakacaklarını.



Bana rağmen vatan bölünemezdi. Ne ben rıza gösterirdim Ne de bu işe Allahın rızası vardı. Üzerime düşeni kul olarak yaptım. enkıymetli şeyim canımdı. Vatanıma verdim. Pişman değilim. Ben şahadet şerbetini içerken, melekler senin güzel yüzünü gösterdiler ve hiç acı hissetmedim. Senin teninin gül kokusunu içime çekerken, alnından aldığım bir öpücükle, Azrail aleyhisselam aynı esnada vazifesini yapmış.







Dünyada işlediğim binlerce günahın alev alev yaktığı bir yere götürdüler beni. Daha kilo metrelerce uzaktayken; yüzümü yakan bu ateşi korkunç bir sel gelip silip süpürdü.







Hayrete düşüp yanımdaki Meleğe sordum İnanamazsın



Senin gözyaşların olduğunu söyledi melekler.







Ben belki yaşasam bütün ömrümce sana bu kadar hayrım dokunamazdı. yavaş yavaş ilerleyip o ateşin olduğu yere geldiğimde, hayatımda görmediğim ve hayal edemeyeceğim kadar güzel çiçeklerle bezenmiş, uçsuz bucaksız Gülşenler kuş cıvıltıları ( ki; zikirden başka bir şey değildiler.) arasında kaldım. Meraklı meraklı Meleklerin yüzüne baktım beni alıp bu bahçenin girişine götürdüler. Orada bir dua vardı.







Senin duan (ALLAHIM BABAMA BİŞEY OLMASIN)diye asılı duruyordu.Çok duygulandım ama burası cennet ağlamak yasak. Ben sen gelinceye kadar senin için dua ve niyazda olacağım.







Halinden habersiz olduğumu sanma sakın. Biliyorum. ölüm haberimin ardından sana şefkat gösterenler.10 gün sonra yetim demeye başladılar.







Şimdi sana kimse ŞEHİT OĞLU demiyor. Geçen Ahmet abimin kızıp sana PİÇ dediğini de duydum. Onları bağışlamanı istiyorum. Onlar bilmese de.







Sen bir şehit oğlusun bunu İZZETİ HAKKI İÇİN Allah biliyor.







Okullar tatil olduğunda da oradaydım. seni yanaklarından öpen göz yaşların değildi.



Sen uzun uzun ağladım sanıyorsun. Oysa ben dudaklarımı yüzünden alamadım senin.







Annen le arkadaşları, bir köşede çocukların başarısını konuşurken duydum senin zayıfın varmış. Takdir alamadığın için annen de küsgündü sana. Ama sen baban gibi



Davranıp ona kırgın olduğunu hissettirmedin.



Ben seni TAKDİR ettim rüzgar zannettin; saçlarını dağıtansa elimdi. Alamıyordum saçlarından ve sen farkında olmadan elimi okşuyordun saçlarını düzeltirken.



kız kardeşine aldığın. Hediyenide çok beğendim. O da sana belli etmese de çok sevinmişti. seni artık hem abisi hem babası biliyor. ondanda şefkatini esirgemediğin için sana ayrıca minnet duydum.



İnsanın ciğerleri nasıl yanar demişsin Biricik oğlum. Her insanın ciğeri bir başka yanar ben benimkini tarif edeyim. şehitleri anma günü yaptılar ya. O kalabalık ta sen çok şaşkın ve hüzünlüydün. Şöyle dur böyle söyle diye sana duygularını gizlemen yönünde baskı yapan görevlinin sırayı bozduğun için kulağını tutup dişlerini sıktığı an senin genzinde oluşan yanık hissi benim çiğlerimin yanmasından küçük bir gölgeydi. Evet bitanem ben ÖLMEDİM.







Hani çok güzel kokular vardır nefesimizle bize gelen ve görmediğimiz.Ben onlar gibiyim baktığın ve sevdiğin her şey de ben varım. EVET VATAN BÖLÜNMEZ. BİRİCİK OĞLUM. bunu Fark edenler VATANDAŞI bölüyor. Cenazeme gelmek için Hazırlanan. Hıdır amcanı Yan komşumuz Mehmet abi ‘’sen alevisin ayıp olur diye engelledi’’.O esnada rahmet meleklerinden bir gurubu ağlarken gördüm. Gazap melekleri de Mehmet abiye BUĞZ ettiler. Mehmet abiye selamımı götür.(Ve bunun bir şehit selamı olduğunu da hatırlat. Ki. Allah her kulunu bu kadar sevmez.)Hıdır abiden Helallik alsın. Yoksa gazap melekleri onu asla affedemez burada her şey tabiatına uygun davranıyor Torpil ve iltimas yok.



Evet, o Bayrak olmasaydı yanıma gelen Meleğin heybetinden korkacaktım. Bayrak yine göklerdeydi melekler onu yukarı taşıyıp gölgesini tabutumda tuttular. Siz gölgede kaldı rengi o yüzden soluk sandınız.







Farkındayım kafanın ne kadar karışık olduğunun senin suçun değil yavrum. bunu VATANI BÖLMEK İSTEYENLER. SİZ TELAŞLANIP YALNIŞ İŞLER YAPIN DİYE söylüyorlar. Güzel yavrum ‘’VATAN bölünmez.Vatandaş bölünür ‘’birlik olmak için var gücünüzü kullanın.Dedemin anlattığı (çanak kaledeki)şehit arkadaşının birisi KÜRT diğeri ALEVİYDİ.unutma.



Yavrucuğum. Yokluğuma aldanma hayat bir nefes kadar kısa ben ruhumla hep yanındayım sadece cesedim yok oldu emin ol. Anlamayacaksın.Sadece inan.







Hani bir gün çok sıkışmıştında, Okulun bahçesin de çişini yapmanı istemiştim ve sen bir türlü edep yerini açamamıştın hep utanıyorum demiştin ya.



Orada seni utandıran şeylerin ne olduğunu burada ben şimdi daha iyi anlıyorum. Kardeşimi ‘’Kime emanet ettin.’’diye sorduğun soruya cevabım sensin yavrum.Gurur her şeydir.gidince gelmeyen 2 şeyden birisidir.Zamanını ve Gururunu asla kaybetme ve Gururunun KİBİRE DÖNÜŞMEMESİNE DE DİKKAT ET. Bende Annenle gurur duyuyorum. Şehadetim’i istismar etmedi hiç. Mutfağında yiyecek kalmadığı zamanlarda Temizlik yapmaya gidip sizin rızkınızı temin ederek kırk kanaat yaşamayı. BEN ŞEHİT EŞİYİM. Diye(istismar ederek) millete ve devlete yük olmaktan kendini korudu.



İzzetini, aşağılamamak için Apartman temizliğine gittiğini <GÜYA >haber yapıp manşetlerden veren televizyonların gerçek yüzünü gör ve o kanalları asla izleme yavrum.



Bu acı nasıl diner? Diyiyorsun. Acını asla dindirme yavrum. O acı var oldukça sen hayat bulursun acın dinerse unutursun.



Beni unutman zoruma gitmez oğul insanlığını unutursun. ACININ TEK İLACI Azrail’e utanmadan can verebilmekte.



Yavrucuğum. (ALLAHIM BABAMA BİŞEY OLMASIN)Bahçende hayırlı bir ömür için yalvaran ellerim seni bekler unutma.







VATANI BÖLMEYE ANCAK SENİN GÜCÜN YETER Sen bölmüyorsan vatan bölünmez emin ol. Evet yavrum ben artık cismen aranızda değilim .Vatanı bölmek isteyen CANAVAR’A .Seni yerime varis tayin ettim.Bir tek sen dur diye bilirsin.



Kimseden Yardım bekleme. Tek yardımcın Allah(c.c)TIR DEVLET BİLE DEĞİL. İşte anlattım. Yavrucuğum. <<Gerekmedikçe SAVAŞ gereksizdir >>







Güzel oğlum. Yaşadığı hayatın hakkını vererek ömür tüketen her insan ZATEN ŞEHİT olarak ölüyormuş Biz ŞEHADETİ de doğru anlamamışız. GÜZEL YAVRUM. BİRİCİK EVLADIM. İNSALAR YA ŞEHİT OLURLAR YA DA ÖLÜRLER bu çok büyük bir sır anlatamam ama zamanla sen anlayacaksın. ÖLMEMEN DİLEĞİYLE. Gözlerinden öperim. ÖNCE VATAN SONRA AİLEM SANA EMANETTİR Islak gözlerinden öperim. ALLAHA emanet ol.







HERKEZ ŞEHİT OLMAK ZORUNDADIR. VE HERKEZ ÖLMEKTEDE ÖZGÜRDÜR. Seçim sizin